HÜSNÜYADİS HORTLADI / İşgal Günlerindeki İşbirlikçiler

Işgal

 

                        Bazen yapmak istediğiniz eylemin zamanı gelmesi gerekir , bir şarkı , bir şiir , bir kitap , bir film her zaman herkes de aynı duyguya hitap etmez . Bazılarımız için zaman henüz gelmemiştir. Örneğin kitap müdavimi iseniz alışveriş yaparken bir çok kitap alırsınız ancak hepsini okumaz , ancak hazır olduğunuzu hissettiğiniz de konusuna göre okumaya başlarsınız . Ne zaman aldığınızı belki hatırlamazsınız bile … ‘Hüsnüyadis Hortladı’ benim için bu kategoriye giren kitaplardan sadece biri . Yazar A.Nedim Çakmak ismi , benim için hakkında birşey bilmediğim , internet de dahi doyurucu bilgi bulamadığım gizemli bir kişilik olmakla birlikte , büyük ihtimalle yazar tarafından rumuz olarak kullanılmış bir isim olduğunu düşünüyorum .  Eskiden çeşitli siyasi ve sosyal nedenlerden dolayı populer olan  takma ad ile yazma adeti sanırım günümüz yazarlığında da devam etmek de . Ne okuyabilirim diye kütüphaneme göz gezdirdiğim bir an da elime ‘Hüsnüyadis Hortladı’ kitabını aldığımda ve yazarın ismini gördüğüm de ben bu kitabı neden aldım acaba ? diye düşündüm sonra arka kapağın da ve içerisinde ki yazar yorumlarında Prof. Oktay Sinanoğlu’nun tavsiye niteliğinde ki yorumunu gördüğümde aradığım cevabı ve okumam gereken kitabı bulduğumu anladım …

                                Mütareke yıllarında ki İzmir’i , Manisa’yı ve Türkiye’yi anlamak , o günler hakkındaki bilgileri bir arada görmek , işgalin nasıl adım adım geldiğini , halkın acizliğini , sözde o dönemin aydın kesiminin ,devlet adamlarının ihanetini , zengin tüccar ve esnafın vatandan önce malım dediğini , yüzlerce yıl barış içinde yaşayan komşularımızın bir anda değişerek  işgale nasıl alkış tuttuğunu , Egemenliğimizi paylaşabiliriz diyen sözde cemiyet adam (!) ve kadınlarını okudukça aklınıza ‘acaba biz nasıl kurtulduk’ sorusunu defalarca getirdiğiniz için bir soluk da okunabilecek geniş kaynakçaya sahip bir kitap . O kadar çok dikkat çekilmesi gereken nokta varki hepsini buraya yazamayacağım ama beni en çok etkileyenlerden bir kaçını sıralayacak olursam ; Menemen olayın da tam anlamıyla neler olduğunu , istanbul işgalin de neler yaşandığını , Padişah ve yandaşlarının işgal karşısında neler yaptıklarını , vahdettinin yurtdışına neden ve nasıl kaçtığını , Atatürkün astırdığı idda edilen din adamlarının nelere mal olduklarını , bu din adamlarının soyundan gelenlerin hala nasıl bu milletin kaderi ile oynadıklarını , tarikatların bu ülkeye bugün değil geçmişte de nasıl bela olduklarını ve onlar yüzünden kaç devlet kaybettiğimizi ,   İşgal kuvvetlerinin anadoluda nasıl bu kadar hızlı yayıldıklarını ve nasıl , nerede katliamlar yaptıklarını , bugün dahi bu milletle basın ve siyasiler aracılığı ile hala uğraştıklarını , hayretler içinde kalarak okuyacaksınız . Kitabın bence olumsuz iki yönü var ki bunlardan birincisi yazarının hakkında bilgi olmaması , ikincisi bolca imla hatası mevcut olması ki sanırım bu yayın evi ile alakalı bir sorun  . Derlenip toparlandığı ve içerisinde gösterilen kaynakçalara daha detaylı yer verildiği takdirde okullarda ders kitabı olarak okutulabilecek , okutulması gereken bir kitap .

Kitap dan bir bölüm ;

‘ Atatürk’ün vasiyeti ve kanunu ;

‘ Türk milleti’nin askeri yalnız kendi milletinden şeref madalyası alır , yabancı güçlerden şeref madalyası almayı yasakladım … ‘Alman emperyalist Şansölyelerinden şeref madalyası alan Enver paşa ve akadaşları da iyi çocuklardı , ama yabancılardan şeref madalyası almak , onların kötü sonlarını hazırlamıştı , tabii milletin de …Türk Milli Kurtuluş savaşı komutanlarından hiç birisi yabancılardan şeref madalyası almadı . 1951 yılında yabancılardan şeref madalyası alma dönemi yeniden açılmıştır. Bu ne anlama gelmektedir ?

                     …. diye soruyor kitap bir bölümünde . Buradan da anlayacağınız gibi sadece geçmiş değil içerisinde günümüzden de kıyaslamalar , açıklamalar bulabileceğiniz ve bugünü , olanları ve perde arkasını rahatlıkla analiz edebilmenizi sağlayacak güzel bir eser … Evet , bu topraklar var olduğu sürece içimizde ki Hüsnüyadisler eksik olmayacak , her ne kadar bu sefer amaçlarına çok yaklaşmış görünseler de , sonlarının Hüsnüyadis den farklı olmayacağını , hep beraber yaşayıp göreceğiz . Aydınlık yarınlar için , ışık sizinle olsun …

 

 

Bir önceki yazımız olan Marilyn Monroe ve Bilinmeyen Hayatı / J.Randy Taraborelli başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitemap / Chat / Sohbet