Reklam, Halkla İlişkiler, Propaganda arasındaki benzerlikler ve farklar nelerdir?

Reklam, Halkla İlişkiler, Propaganda arasındaki benzerlikler ve farklar nelerdir?

 

İçerisinde bulunduğumuz dönemi ifade eden bilgi çağı kitlelerin tutum ve davranışlarını belirlemede iletişim teknik ve araçlarının rolünü giderek arttırmakta, belirleyici olmaktadır. Bu tekniklerden günümüzde en yaygın kullanılanlar propaganda, reklam ve halkla ilişkilerdir. Kitleleri etkileme, kontrol altında tutabilme ve yönlendirme amacı çerçevesinde önemli rolleri olan bu üç araç yapı ve işleyiş açısından farklılık göstermektedir. Yirminci yüzyılın başından günümüze özellikle kitle iletişim araçlarında ve bilgi teknolojilerinde meydana gelen hızlı gelişmeler sonucu önemini giderek arttıran ancak, henüz kesin bir tanım ile ifade edilemeyen propaganda, grupların tutum ve davranışları üzerinde kontrol kurmayı ve değiştirmeyi amaçlayan bir iletişim tekniği olarak ifade edilmektedir.

Propagandanın özellikle bilimsel ölçütler baz alınarak kullanımının artması ile diğer iletişim faaliyetleri ile karıştırıldığı da görülmektedir. Propagandanın çok sık karıştırıldığı alanlar ise, halkla ilişkiler ve reklam olmaktadır.

Propagandanın halkla ilişkiler ve reklama göre yapı ve işleyiş olarak bir çok yönden farklılıkları bulunmaktadır.

Propaganda araç ve fonksiyonları açısından diğerlerinden farklılık arz ederken propagandanın reklama daha yakın bir yapı arz ettiği görülmektedir. Çünkü Lasswell, Smith, ve Hundhausen tarafından propagandanın reklamın bir parçası olduğu görüşü benimsenmektedir. Propaganda ve reklamın ortak kullandıkları birçok yöntem bulunmakta, propagandanın daha çok reklamın buluşlarından ve başarılarından yararlandığı görülmektedir. Bu oluşuma son yıllarda yürütülen seçim kampanyalarında sıkça rastlanmakta, seçimler propaganda ve reklam karışımı bir karnaval şeklinde yapılmaktadır. Propaganda da olduğu gibi manipülasyon ve reklam arasında da sıkı bir ilişki söz konusudur. Reklam hem bilgiye dayalı hem telkine dayalı unsurlar içermektedir. Reklamın birey üzerinde ne kadar etkili olduğu ve ne kadar kontrol edeceği durumdan duruma değişebilmektedir. Birey kendisi üzerinde bir etkinin farkına varır ve manipülasyonu fark ederse o zaman etkilenme söz konusu olmamaktadır. İletişime maruz kalan birey düşüncelerinin veya davranışlarının değiştirilmeye çalışıldığını fark ettiği, fikir alanının daraltıldığını anladığı durumda ilk yapacağı davranış bireysel bir tepki olarak buna karşı koymaya çalışmaktır. Şayet birey düşünce ya da davranışlarının değiştirilmeye çalışıldığı sezinlemesse bu durumda propaganda yada reklamda manipülasyondan süreç işlemektedir. Propaganda ve reklamın etkisinde kalan bireyler verilmeye çalışan duygu, düşünce ve davranış kalıpları dışında başka bir şey düşünememektedir. Eğer propaganda uzun bir süre geniş bir kitle üzerinde etkili olursa o zaman propaganda kullanıcı açısından bir güç, propagandaya maruz kalan açısından ise bir tehdit unsuru olmaya başlamaktadır. Bu yüzden propaganda politika sistemlerinde çok fazla kullanılmaktadır. Reklam ile propaganda benzer yanlarının fazla olmasına karşın aralarındaki en önemli ayrım ise bu noktada ortaya çıkmaktadır. Reklamda böyle bir oluşum söz konusu değildir. Reklamda ilahi inancın kullanımı söz konusu değildir. Reklam için en önemli unsur çeşitli arzular yaratma istediğidir. Reklamın propagandadan diğer bir farkı ise davranışlardan çok görüntüleri dikkate almasıdır. Reklamlar anlık bir etki üzerine kurulurken, propaganda ise sistematik bilgilendirme süreci ile kendi dünya görüşüne uygun taraflar çekmeye çalışmaktadır.

Halkla ilişkiler için ise reklamın tersi bir durum söz konusudur. Halkla ilişkiler açısından propagandaya yaklaşıldığında propagandanın halkla ilişkileri bir araç olarak gördüğü ve kullandığı görüşü Lasswell, Smith ve Hundhausen tarafından benimsenmektedir. Propaganda bilinçli bir çabanın ürünü olarak görülmekte ve farklı grupların tutumları üzerinde kontrol kurmak ve bunları değiştirmeye yönelik bir tutum izlemektedir. Propagandaya bu bakış açısı ile yaklaşıldığında halkla ilişkiler uzmanları tarafından son derece antipatik bir kavram olarak değerlendirilmektedir. Halkla ilişkiler açısından her iki teknik mesaj yapısı ve amaç açısından birbirlerinden ayrılmaktadırlar. Halkla ilişkiler mesajı gerçekte olduğu gibi ve yalın şekilde kitlelere iletirken, propaganda ise amacına uygun gelen mesajları genelde abartı ve sapmalar gösterecek şekilde kitlelere ilettiği görülmektedir.

Propaganda tek yönlü ve abartma üzerine kurulurken iyi niyete her zaman yer verilmemektedir. Halkla ilişkiler açısından esas olan doğru bilgi, iyi niyet, dürüst davranışlar göstermektir. Propaganda fikir tartışmalarını asla kabul etmezken, halkla ilişkiler fikir tartışmalarına daima açıktır. Propaganda çok tekrar yoluyla ikna etmeye çalışırken, halkla ilişkiler gerçekleri açıklama yoluyla ikna etmeye çalışmaktır. Propaganda yanıltıcı, yıkıcı, kandırıcı olabilir. Halkla ilişkiler yanıltıcı, yıkıcı değildir. Propaganda faaliyeti yürütülürken ahlahi ölçütlere çok fazla önem verilmemekte, sadece amaç hedefe ulaşmaktır. Halkla ilişkiler çalışmalarında ise bu söz konusu değildir ve önceden belirlenmiş ilkelere uyulur. Propaganda faaliyeti yapılırken mesajlar genellikle süzülerek iletilirken, halkla ilişkilerde olduğu gibi iletilmektedir. Propaganda sınırlı sayıda belirli toplumsal ve siyasi kurumlar tarafından uygulanırken, halkla ilişkiler tüm özel, resmi, doğal ve hukuki kişiler tarafından kullanılmaktadır. Halkla ilişkilerle propagandanın en temel benzerliği her ikisininde planlı programlı şekilde yürütülen bir faaliyet olmasıdır. Halkla ilişkilerin hedefi hedef kitlede memnunluk sağlamak iken, propagandanın esas hedefi ise hareket meydana getirmektir. Halkla ilişkiler amacı çok açık olarak bir diyalog yaratmak iken propagandanın diyalog oluşturmak gibi bir amacı bulunmamaktadır. Halkla ilişkilerde uygulanan yöntemler tamamen açıklık gerektirirken, propaganda gerektiğinde yöntem ve amaçlarını gizlemektedir. Halkla ilişkiler çalışmalarında ortak bir anlayış hedeflenirken, propaganda ise emredici olduğunda kayıtsız şartsız peşinden gelinmesini öngörmektedir.

Propaganda halkla ilişkileri araç olarak görürken, halkla ilişkiler propaganda çalışmalarını etik bulmamaktadır.

Propaganda ile halkla ilişkiler arasında bu kadar ayrıma rağmen, propaganda ve halkla ilişkiler çalışmaları birbirinden temel amaçlar açısından değil, seçtikleri taktik ve stratejik özellikler açısından ayrılmaktadırlar. Çünkü halkla ilişkilerde toplumsal yarar ön planda olduğu için iletişimin şeklinden çok fonksiyonuna dikkat edilmektedir. Propagandanın halkla ilişkiler ile karıştırılması halkla ilişkilerin toplumda kamu ve birey açısından bazı zararlara yol açabilmektedir. Bu zararların sonuçlarına göre toplumda zaman zaman halkla ilişkiler çalışmalarına temkinli yaklaşılmaktadır. Ancak her ne kadar bütün bu ayrımlar olsa da, halkla ilişkiler, reklam ve propagandadan oluşan her üç olgununda bir iletişim tekniği olarak algılanması gerekmektedir.

Bir önceki yazımız olan Uçakta bomba araması yapıldı ihbar asılsız çıktı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Comments

  1. By Black

    Cevapla

  2. By Black

    Cevapla

  3. By Nehar

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitemap / Chat / Sohbet