Medyada Şiddet

1.1 ŞİDDET

Şiddet hemen hemen yaşamın tüm alanlarında karşımıza çıkan bir olgudur. Haliyle artık yaşantımızın ayrılmaz bir parçası olan kitle iletişim araçlarında ve içeriklerinde de sık sık karşılaşırız. Ancak kitle iletişim araçlarında sunulan şiddet itici bir şekilde gösterilmesinin yanında doğasına aykırı bir şekilde etkileyici ve çekici bir şekilde de gösterilebilmektedir. Çalışmanın amacı özellikle televizyon yayınlarında şiddetin simgesel bir şekilde nasıl kullanıldığını ortaya çıkarabilmektir.
Şiddet en yalın tanımıyla; bir gücün bir hareketin derecesi, sertliğidir. Dolayısıyla canlı ya da cansız (fırtına, sel, deprem)nesneler tarafından ortaya çıkan, çıkarılan bir olgudur. Cansız (doğal) nesnelerin şiddeti huzurun karşısındadır ve onu bozar. Bu türlü bir şiddet kendiliğinden gerçekleşir. Ancak canlı bir nesnenin şiddeti, kaynağını iradeden aldığı için amaçlı ve tasarlanmıştır. Önceden amaçlanmış ve tasarlanmış şiddet “fiziksel gücün silahlı ya da silah kullanmadan, kişinin kendisine ya da başkalarına karşı, kurbanın kendi rızası dışında, acı verecek şekilde incitilmesi, öldürülmesi ya da olayın bir parçası olarak kurban olacak derecede tehdit edilmesi unsurlarının açık bir ifadesidir” (Gebner ve Gross’tan aktaran Özer,2007:301).
1.2 ŞİDDETİN NEDENLERİ
Öğrenme Yoluyla Şiddet: Öğrenme eylemi çağrışımlı ve bilişsel olarak gerçekleşir. Birey temel bilgilerini ilk olarak edindiği yer olan aile içinde şiddet içerikli davranışlar gözlemlerse yetişkin olduğunda bu davranışları taklit edecek ya da bu davranışları normal karşılayacaktır. Toplumsallaşma Yoluyla Şiddet: İnsan doğası gereği toplumsal bir yapının içerisindedir ve bu yapıdaki varlığı; yapıyla uyumuna bağlıdır. Doğal olarak toplum tarafından kabul edilmiş değerleri kabul eder. Eğer bir toplumda şiddet normal karşılanıyorsa birey şiddet uygulamaktan çekinmeyecektir. Çünkü bunu mensubu olduğu toplumun bir doğrusu olarak görecektir. Örneğin «kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etme» Öte yandan şiddetin için bireyler arası iletişimde ortaya koyulmasının en önemli nedenleri de sonuçlarının uygulayan bireye güç, kontrol gibi olanaklar sağladığı düşüncesidir.
1.3 ŞİDDETİN TÜRLERİ
Şiddet türlerini niteliksel olarak temelde açık ve gizli şiddet olarak ikiye ayırmak mümkündür;
Açık şiddet: Fiziksel tahribatın, şiddettin sonuçlarının açıkça görüldüğü durumlar için kullanılan bir tanımken, Gizli şiddet: şiddetin etkilerinin, sonuçlarının açıkça gösterilmediği durumlar için kullanılan bir tanımdır. Bu iki ana başlıkta şiddeti;
Fiziksel şiddet, toplumsal şiddet, cinsel şiddet, ekonomik şiddet, sözel şiddet gibi türlere ayırmak mümkündür.

2. TELEVİZYON VE ŞİDDET
İletişim kültürler ve toplumlar için her zaman önemli bir noktada olmuştur. televizyon bilindiği üzere iletişimin, özellikle kitle iletişiminin gerçekleşmesinde can alıcı bir noktadır. Günümüzde Etki gücü ve haber verme, eğitme, eğlendirme, ürün tanıtma vb işlevleri sayesinde birey ve toplumların davranışlarına yön verecek bir konumdadır. Şiddet ise zamanın içinde yer alan bir olgudur. “şiddet bir kerede gerçekleşebildiği gibi, yavaş yavaş, zamana yayılarak, sessizce de gerçekleşebilir” (Büker ve Kıran, 1999: 45) . Demokratik ülkelerdeki televizyon yayınlarında izleyicinin pasif olmadığı, içeriklerinin izleyicinin tercihlerine göre belirlendiği varsayılır. Bu yaklaşım bir yere kadar doğrudur. Şiddetin kolayca anlaşılabilmesi, dikkat çekiciliği ve evrenselliği göz önüne alındığında içeriğinde şiddet barındıran her türlü yayın kendisine izleyici bulacaktır. Medyanın ticari kaygıları, izleyici ile arasında oluşan arz talep dengelerini sağlayabilmesi için içeriğinde şiddete yer vermemesi imkânsızdır. Burada önemli olan nokta şiddetin bu araçlar vasıtasıyla nasıl sunulduğu ve nelere sebep olduğudur.
2.1 TELEVİZYONDA ŞİDDET İÇERİKLİ YAYINLAR ÜZERİNE KURAMSAL YAKLAŞIMLAR:
Şiddet televizyonda haberler, diziler, reklamlar, spor programları, show programları hatta çizgi filmler aracılığıyla sunulmaktadır. Şiddetin medya aracılığıyla sıklıkla ve kontrolsüz şekilde sunulması, etkilerine yönelik araştırmalar yapılmasına ve kuramlar geliştirilmesine neden olmuştur.
EKME KURAMI: İzleyici kanaatlerinde televizyon yayınlarının etkisini ortaya koymak için yapılan çalışmalar sonucu oluşturulmuş bir kuramdır. Kurama göre televizyon izleyici üzerinde dolaylı ancak zaman içerisinde biriken bir etki oluşturmaktadır. Gebner medyanın bir toplumda var olan kültürel ve egemen değerleri ektiğini öne sürer. Ona göre medya gerçek dünyayı yansıtmaz, kendine has yeni bir dünya yaratır. Bu yeni dünyayı sürekli izleyen birey zaman içerisinde gerçekliği burada gördüğü gibi algılar.
TOPLUMSAL ÖĞRENME KURAMI: Kurama göre birey çevresindekilerin davranışlarını ve bu davranışların sonuçlarını dolaysız, gözlemsel ve simgesel olarak öğrenir ve benimser. Ancak benimseme bireyin kültürel, eğitimsel ve toplumsal farklılıklarına göre şekillenmektedir. Medyada gösterilen şiddetin öğrenilip benimsenmesi daha çok çocuklar ve eğitim seviyesi düşük bireylerde gözlenmiştir. Medya içeriğinde yer alan saldırgan karakterin iyi tasvir edilmesi, şiddetin haklı gerekçelerinin olması bireylerin şiddet içeriğinden etkilenmelerini kolaylaştıran unsurlardır.
3.1 TELEVİZYON HABERLERİNDE ŞİDDET
Haber gerçekle yakın ilişkisi nedeniyle televizyonun en temel işlevidir. Bir haberin çok sayıda kişiye hitap edebilmesi, yalın, kesin, doğru ve dikkat çekici olmasıyla paraleldir. Televizyonda hem ses hem görüntü unsurlarının kullanımı haberin ikna gücünü artırmaktadır. Birçok meslekte olduğu gibi habercilikte de “etik” anlayışı vardır ve bunun gerçekleşmesi çoğunlukla öz denetime dayanır. Ancak ticari kaygılar, rekabet gibi unsurlar nedeniyle her haber “ etik” bir çerçevede gerçekleşmemekte postmodern anlayışın hakim olduğu son yıllarda eğlenceyi temel alan haberler yapılmaktadır. Televizyonda yer alan şiddet haberleri sıklıkları nedeniyle öncelikle şiddeti normalleştirmekte, yaşanan benzer olaylara bireyin tepki yoğunluğunu düşürmektedir.
Öte yandan televizyon haberlerinde şiddeti uygulayanlar değil şiddete maruz kalanlar gösterilmektedir.(bu daha çok kadına yönelik şiddet haberlerinde ortaya çıkmaktadır.) Bu durum izleyici için korku oluşturmakta, dolayısıyla izleyiciye de bir şiddet uygulanmaktadır.
3.2 DİZİLERDE ŞİDDET
Diziler izleyicinin televizyonda en çok ilgisini çeken programlardır. Günlük yaşamın kaygı verici yanlarından uzaklaşmak isteyen izleyici diziler aracılığıyla “katharsis” yaşayarak arınmaya, doyuma ulaşamaya çalışmaktadır. Böyle olunca diziler arasındaki rekabet artmakta, izleyiciyi ekran karşısında tutmak isteyen kanallar ve yapımcılar İnsanın şiddete olan ilgisinden yararlanmaktadır. Dizilerde yer alan şiddet çoğu zaman haklı sebeplere dayandırılmaktadır. Öyle ki ,kötülük yapanlar cezasız kalır ve onlara cezaları şiddet kullanılarak iyiler tarafından verilir. kanun adına ancak kanunun çizdiği sınırlar dışında heyecan ve gerilim içinde gerçekleşen şiddet eylemleri aktarılır.
Televizyon dizileri izleyicilerin sevdiği ve özdeşlik kurduğu karakterlerin en mutlu anlarını bile tehlikelerle dolu, her han kötülüklerin yaşanabileceği bir dış dünyada tasvir eder. yani “kötülerin” ezici tehdidi altında ve her an bozulabilir bir denge sunarak izleyiciye psikolojik şiddeti uygular.
3.3 SHOW PROGRAMLARINDA ŞİDDET Bu tarz programlarda sözlü saldırıdan cinayete kadar geniş bir şiddet öğesi vardır. Ürkütücü, dehşet verici, kan ve gözyaşı dolu öyküleri kurgusal dramatize yöntemi ile izleyiciye sunulur. Gerçekle kurgunun iç içe geçtiği programlardır. olaylar dramatize edilip duygusallaştırılmakta, izleyicinin şiddet olayı ile özdeşleşmesi böylece ekranda kalarak reklam sağlamak istenmektedir.
Ancak bu programları izleyen bireyler maruz kaldıkları şiddet görüntüleriyle dünyaya güven duygularını yitirmektedir.
3.4 REKLAMLARDA ŞİDDET
Reklamın temel amacı satış gerçekleştirmektir. Bunu yapabilmek için reklam verenler İzleyicinin her türlü duygu, düşünce ve ilgi aralığından yararlanmaktadır. Reklamlarda şiddet estetize edilmiş bir şekilde sunulur dolayısıyla sunulan şiddet izleyici tarafından rahatsız edici bir unsur olarak algılanmaz, hatta özenilen, ulaşılmaya çalışan bir “değer” olarak algılanır. Hedef kitleye sonsuz mutluluk, huzur vadeden reklamlar şiddeti örtük bir şekilde kullanır.
3.5 SPOR PROGRAMLARINDA ŞİDDET
Tarih boyunca spor ile şiddet yakın ilişki içerisinde olmuştur. Sporun barındırdığı rekabet, öteki üzerinde güç elde etmenin verdiği haz beraberinde sporda şiddetin etkili bir şekilde yansımasına neden olmuştur. İzleyici beklentilerini karşılamak adına spor müsabakalarına sıklıkla yer veren televizyonda spor programları şiddet unsurlarını kullanarak izleyiciyi ekran karşısına çekmeyi amaçlar.
Sporda “taraf olma” önemli bir olgudur. bundan yaralanarak yapılan tüm spor yayınları beraberinde bu alanda şiddetin artmasına neden olmaktadır. Bir çok birey için sporcular “rol model” olmakta, davranışları doğru kabul edilmekte ve örnek alınmaktadır.” rol model” olarak görülen sporcuların şiddet eğilimli davranışları televizyonda sıklıkla yer almakta, bireyler için şiddete başvurmak doğal, gerekli gibi algılanmaktadır.
SONUÇ
Şiddet yaşamın hemen hemen her alanında bireyin karşısına çıkan olumsuz bir olgudur. Medya aracılığıyla normalleştirilmesi, olumlu sunulması bireylerin ve toplumların olumsuz etkilenmelerine sebep olmaktadır .Söz konusu etkiler her zaman anında fark edilebilen etkiler değildir.
Medyanın çıkarı ne olursa olsun şiddeti barındıran, özendiren yayınlar yapmaması gerekmektedir. Bu konuda siyasi erklerin, sivil toplum kuruluşlarının çabaları bir yere kadar etkili olabilmektedir. dolayısıyla medya içeriklerini, hazırlayan ve sunan tüm medya çalışanlarının iyi eğitim alması, meslek etiğine sahip olması gerekmektedir.

 

KAYNAKÇA
Büker,s.Kıran,a(1999).Reklamlarda Kadına Yönelik Şiddet.Şiddetin Nesnesi Kadın.İstanbul:alan.
Cüceoğlu D.(1994).İnsan Ve Davranışı. İstanbul: Remzi.
Dökmen, Z. (2006). Toplumsal Cinsiyet Sosyal Psikolojik Açıklamalar. İstanbul: Sistem
Işıker,f.(2011).Televizyon Yayınlarında Şiddet. T.C. Radyo Ve Televizyon Üst Kurulu (Uzmanlık Tezi).Ankara.
Mutlu,e.(1999). Televizyon Ve Toplum, Türkiye Radyo Ve Televizyon Kurumu, Ankara:trt
Şenyapılı, Ö.(1981).Toplum Ve İletişim. Ankara: Turhan
Yaylagül, L.(2010). Kitle İletişim Kuramları. Ankara: Dipnot

Bir önceki yazımız olan Türkiyede 4,5G Dönemi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Comments

  1. By Ares

    Cevapla

  2. By Nehar

    Cevapla

  3. Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitemap / Chat / Sohbet