Çocuklarda Özgüven Gelişimi

Özgüven; bir tutum, bir duygudur ve davranışlarla sergilenmektedir. Çocuklarımızın özgüven duygularını geliştirebilmek adına biz ebeveyenlere ve eğitimcilere büyük bir görev düşmektedir.  Bizim öncelikli amacımız kendi ayakları üzerinde durabilen, özgüven duygusu gelişmiş bireyler yetiştirmektir. İşte tam da bu esnada nasıl bir yaklaşım göstereceğimiz konusunda ufak tüyolara ihtiyacımız vardır. Bizlerin çocuklarımızın faydasına yaptığımızı zannettiğimiz bazı tutumlarımız onların özgüvenini kıracak ya da psikolojilerini olumsuz açıdan etkileyecek davranışlardan ibaret olabilir. Şimdi bu süreçte nasıl davranmamız gerektiğine, nasıl bir tutum izlememiz gerektiğine farklı açılardan bakalım.

 

Öncellikle bir eğitimci olarak sık sık karşılaştığım bir durumu anlatarak başlangıç yapmak istiyorum. Öğrencim Emre derslerinde başarılı ve zeki bir çocuk olmasına rağmen derslere katılım göstermiyor ve diğer arkadaşlarıyla iş birliğine dayalı çalışmalar yaptığında daha pasif kalıyor. Ailesi ile yaptığım bir görüşmede Emre’nin evde düzenli olarak ders çalıştığını verdiğim ödevleri zamanında planlı bir şekilde yaptığını ve aile bireylerinin karşısında rahatlıkla öğrendiklerini aktarabildiğini öğrendim. Bir topluluk karşısında çekinmeden konuşabilmek, bilgi ve düşünce aktarımı yapabilmek büyük bir özgüven ister. Ailenin izlenimlerine göre Emrede başarılı olamama korkusu ve toplumdan olumsuz tepki alacağına dair bazı endişelerinin olduğunu öğrendim. İşte tam da bu noktada bir çocuk bir şeyi ne kadar iyi yaparsa yapsın eğer özgüven problemi yaşıyorsa kaygılarından dolayı daima pasifleşir.

 

Peki ya biz çocuklarımızın özgüven duygusunun gelişmesi için neler yapabiliriz?

 

Güven, özgüven vb kavramların temelleri anne-bebek iletişimi esnasında atılmaktadır. Özgüven konusuna değinmeden önce size anne bebek arasındaki güven ilişkisi hakkında ufak bir tüyo verebilirim. Bebeğinizi emzirirken daima göz teması kurun ve size dokunmasına izin verin. Bebeğinizin hareketlerini kısıtlamayın, anne keşfini yapmasına izin verin. Bu göz teması ve tensel temas bebeğiniz ile sizin aranızdaki güven ilişkisinin temellerini atacaktır. 5-6 yıl içerisinde çocukların özgüvenleri aile ortamı içerisinde şekillenmektedir. Ailede diyalog esnasında kullanılan her kelime, yüz ifadesi, mimik çocuğa özdeğeri hakkında bir ileti niteliğindedir.  Çocuk okula başlasa dahi aile önemi zirvedeki yerini korumaktadır. Örneğin, ailede değersizlik duygusunu tatmış bir çocuk okulda bir başarısızlıkla karşılaştığında değersizlik duygusunu daha da pekiştirir. Fakat aile içerisinde değer görmüş ve kendi değerinin bilincinde olan bir çocuk ise karşılaştığı bir başarısızlık karşısında, başarılı olduğu durumları değerlendirmesi gerektiğini bilir ve bu durumdan pek de olumsuz etkilenmez.

 

Hiç bir anne baba, çocuklar arasında bireysel farklılıklar olduğunu unutmamalıdır. Bu noktada ebeveynlere düşen görevleri şu şekilde açıklayabiliriz.

Aile ortamında iletişim açık ve net ifade edilmelidir.

Duygular dürüstçe ve korkmadan ifade edilmelidir.

Çocuğa yüklenen sorumluluklar, onların gelişim düzeyine uygun olarak dağıtılmalıdır.

Her çocuğun kendine özgü özellikleri, yetenekleri vardır. Kimi çocuk matematik alanında başarılı iken kimisi resim alanında başarılıdır. Günümüzde yaptığımız en büyük hatalardan birisi de budur. Ne matematik resimden daha önemli bir yere sahiptir, ne de diğer bilimler. Tam da bu noktada çocuklarınızın yeteneklerine saygı duyun ve yaptığı işleri küçümsemeyin. Çocuklarınızı başka çocuklara asla kıyaslamayın. Bu durum onlarin özgüvenini kıracak ve kendini değersiz hissettirecek en önemli hususlardandır. Bu durumu örneklendirmek gerekirse, bir tiyatro gösterisi öncesinde heyecanlanan bir çocuğa, bak Ayşe hiç heyecanlanıyor mu? Sen de sakin ol demek yerine, başarabileceğini biliyorum sana inanıyorum ve destekliyorum demeniz daha sağlıklı olacaktır.

 

Değineceğimiz diğer önemli bir nokta ise çocuğunuz hakkında neleri biliyor olduğunuz. Çocuğunuzu iyi tanıyın, ilgi ve yeteneklerini gözlemleyin hatta ilgi duyduğu alanlarla ilgili beraber planlar yapın. Her çocuğun mutlaka ilgi duyduğu, başarılı olduğu bir alan vardır. Bu konuda desteklerinizi esirgemeyin ve yaptığı işler ufak dahi olsa takdir edin.

 

Çocuklarınıza sorumluluk vermekten kaçınmayın. Sorumluluk duygusunun gelişimi özgüveni tetiklemektedir. Çocuğun bir şeyleri başarabiliyor olması, ailesi, öğretmeni tarafından verilen bir görevi yerine getirebiliyor olması onun özgüvenini geliştirecektir.

 

Son olarak ise çocuğunuzun ev ve okul ortamı dışında bulunabileceği aktivitelere katılması için fırsatlar yaratın. Böylece çocuğunuzun uyum sağlama becerisini de geliştirmesine yardımcı olursunuz.

 

Çocuklarımız bizim en değerli varlıklarımız. Unutmamalıyız ki çocuk yetiştirmek bir sanattır. Bizlerin üstüne düşen tek görev ise hem bedensel hem psikolojik hem de kişisel açıdan sağlıklı, kendine ve topluma faydalı bireyler yetiştirmektir.

Bir önceki yazımız olan BİLİŞSEL GELİŞİM başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Comments

  1. By Nehar

    Cevapla

  2. By alpha

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitemap / Chat / Sohbet